Ben bakarken senin şeffaflığına, görmeye çalışırken içini, inmeye çalışırken derinlere fark ettim ki sen benim baktığım yerde bile değilmişsin. Seni derinlerde ararken… oysaki sen o kadar sığ sularda yüzüyormuşsun ki, burnumun ucundaymışsın, gözüme sokuyormuşsun kendini ama gözlerim daha uzaklara bakarken görememişim seni… sonra daha daha uzaklara bakarken kendimi kaybetmiş, nerde olduğumu anlamadan, mekandan zamandan soyutlanmış bir halde.. her yer karanlık ve sesimi duyan yok..sığ sularda yüzen sen fark edilmemenin verdiği üzüntü ile hiçbir zaman var olmadığın, bulunmadığın derinliklerinin kapılarını iyice kapatmışsın.. içeride benim olduğumu bilmeden hapsettin beni oraya.. çıkamıyorum oradan hiçbir yere gidemiyorum senin yüzdüğün sığ sulara bile çıkmıyorum..sadece derinlere düşen yansımanı görüyorum onunla yetinmeye çalışıyorum ama yetinmeye çalışmak duygusu acı veriyor.. yetinmemeliyim almalıyım benim olmalı diyorum ama sesimi duyan yok ne de bir ışık senin karanlık zindanında..
Büyük bir pişmanlık içerisinde diyorum kendi kendime keşke ben bu kadar derinlere bakmaya çalışmasaydım ve gözümün önündeki seni fark etseydim… keşke sende biraz daha derinleri bulmaya çalışsaydın gözlerimde, belki o derinlerden beni çıkarıp sığ sularda birlikte yüzerdik…. keşke
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder